Bursa’daki bir makine üreticisinde satın alma uzmanı, yeni bir proje için özel ölçü hidrolik silindir tedarikçisi arıyor. Eskiden olsa rehberini açar, eski fuar kataloglarını karıştırır ya da Google’da sayfa sayfa gezerdi. Bu sefer ChatGPT’yi açıyor; ölçüleri, aylık adedi ve istenen kalite belgelerini yazıyor. Birkaç saniye sonra ekranda beş firmanın adı, sertifikaları ve kısa profilleri duruyor.
O beş isim öğleden sonraki toplantıda masaya konuyor ve teklif bu firmalardan isteniyor. Sizin fabrikanız bu silindirleri yıllardır iyi üretiyor, kapasiteniz de belgeleriniz de yeterli. Ama listede adınız yok. Çünkü asistan interneti taradığında sizi o beş firmanın arasına koyacak kadar net bir bilgi bulamadı.
Kısaca
- Satın almacılar yeni tedarikçi ararken giderek daha çok yapay zekâ asistanlarına soruyor.
- Teklif istenmeden önce hazırlanan ilk listede olmayan üretici, sürece hiç dahil olmuyor.
- Asistan bir üreticiyi önerirken tanıtım cümlelerine değil, kapasite, malzeme, tolerans ve sertifika gibi somut bilgilere bakıyor.
- Kendi sitenizin yanında oda kayıtları, dernek üyelikleri, fuar listeleri ve sektör yayınları da sizi tanıtıyor.
Satın almacı yapay zekâya ne soruyor?
2011’den beri web, SEO ve yapay zekâ aramalarında görünürlük üzerine çalışıyorum. Son iki yılda en net gördüğüm değişim, kurumsal alıcıların araştırma biçimi oldu. Eskiden arama kutusuna iki üç kelime yazılır, çıkan sayfalar tek tek açılırdı. Şimdi alıcı, bir mühendisle konuşur gibi uzun ve şartlı sorular soruyor.
Örneğin şöyle: “ISO 9001 belgesi olan, Avrupa’ya ihracat yapan, ayda en az 500 adet üretebilen ve özel alaşımlı çelik işleyen Marmara’daki hidrolik silindir üreticileri hangileri?” Sonra da bulunan firmaları teslim süresine ve teknik özelliklere göre bir tabloda karşılaştırmasını istiyor.
Responsive’in 2025’te yayımladığı, 350’den fazla B2B alıcıyla yapılan araştırma bu değişimi rakamlarla gösteriyor. Alıcıların dörtte biri tedarikçi araştırırken üretken yapay zekâyı klasik aramadan daha sık kullanıyor. Üçte ikisi ise tedarikçi değerlendirirken yapay zekâ sohbet araçlarına en az Google kadar başvuruyor.
Şirket büyüdükçe oran da büyüyor. Büyük şirketlerde tedarikçi bulmak için yapay zekâya dayananların oranı yüzde 42, orta ölçekli şirketlerde yüzde 18. Yani sipariş hacmi en yüksek alıcılar bu yönteme en hızlı geçenler.
Yapay zekâ bir tedarikçiyi listeye neye bakarak alıyor?
Asistan fabrikanızın büyüklüğünü, logonuzu ya da sitenizdeki fotoğrafların güzelliğini görmüyor. Okuduğu şey metin. Sorulan şartlara doğrudan cevap veren, açık ve birbirini tutan bilgiyi arıyor.
Sitenizde “yılların tecrübesiyle sektörün öncüsüyüz” yazıyorsa, asistan buradan ne ürettiğinizi çıkaramıyor. “1998’den beri otomotiv yan sanayi için yılda 200 bin adet alüminyum enjeksiyon parça üretiyoruz” cümlesinde ise ürünü, sektörü, kapasiteyi ve geçmişi tek seferde okuyor.
Bir de doğrulama tarafı var. Asistan yalnızca sizin sitenize bakmıyor; aynı bilgiyi başka yerlerde de görmek istiyor. Adresiniz, ürün gamınız ya da sertifikalarınız farklı yerlerde farklı yazıyorsa, sizi önermek yerine bilgisi tutarlı olan başka bir firmayı önermesi daha olası.

Listede olmayan tedarikçi ne kaybediyor?
Aynı araştırmaya göre alıcılar teklif istemeden önce genellikle 5-8 tedarikçiyle başlıyor, son aşamada 3 ya da daha azına iniyor. Bu yüzden asıl eleme, teklif istenmeden önce oluyor.
O ilk 5-8 firmalık listede değilseniz, satış ekibinizin ne kadar iyi olduğunun bir önemi kalmıyor. Size e-posta gelmiyor, ziyaret planlanmıyor, fiyat sorulmuyor. Kaliteniz ya da fiyatınız daha iyi olsa bile, masaya oturma şansını süreç başlamadan kaybediyorsunuz. Üstelik bunu fark etmiyorsunuz da; kaybedilen iş hiçbir raporda görünmüyor.
Sitenizde yapay zekânın aradığı bilgiler
Bir sanayi sitesinde asistanın aradığı şeyler aslında satın almacının telefonda sorduklarıyla aynı: tezgâh parkı, kapasite, sertifikalar, işlenen malzemeler, tolerans aralığı, minimum sipariş, ortalama teslim süresi, ihracat yapılan ülkeler ve çalışılan sektörler. Bunlar sitede düz metin olarak yazıyorsa okunuyor; yalnızca bir PDF katalogda ya da görselin içinde duruyorsa çoğu zaman gözden kaçıyor.
| Bulmakta zorlandığı ifade | Kolayca okuduğu ifade |
|---|---|
| İhtiyaca göre her ebatta üretim yapıyoruz. | 10 mm ile 500 mm çap aralığında üretim yapıyoruz. |
| Uluslararası standartlarda üstün kalite. | ISO 9001 ve IATF 16949 belgelerimiz var. |
| Yüksek kapasiteli modern tesis. | Ayda 15.000 adet parça işleme kapasitemiz var. |
| Hızlı teslimat güvencesi. | Standart siparişlerde teslim süremiz 3-4 hafta. |
| Tüm dünyaya ihracat yapıyoruz. | Almanya, Fransa ve İtalya başta olmak üzere 15 ülkeye ihracat yapıyoruz. |
Sitenin dışındaki kaynaklar
Sadece kendi sitenizi düzeltmek yetmeyebilir. Asistan, firmanızın adının ve ne iş yaptığınızın başka yerlerde nasıl geçtiğine de bakıyor. Resmî ya da yarı resmî kaynaklarda doğru yazılmış her kayıt, sizi doğru tanımasına yardım ediyor.
- Ticaret ve sanayi odası kayıtlarıUnvan, adres, faaliyet alanı
- İhracatçı birlikleriÜye listeleri ve sektör kodları
- Meslek dernekleriÜyelik profilleri ve yayınlar
- Fuar katılımcı listeleriOnline kataloglar
- B2B pazar yerleriGüncel firma profilleri
- Sektör haberleriRöportajlar ve teknik yazılar
Bu kayıtlarda firma adınız, unvanınız, adresiniz ve ürün tanımınız sitenizle aynı olmalı. Eski adres, kapanmış bir ürün grubu ya da farklı yazılmış bir unvan, asistanın kafasını karıştıran ilk şeyler.
Bu yalnızca büyük firmaların derdi mi?
Bu konuyu anlattığımda en sık duyduğum cevap şu oluyor: “Biz küçük firmayız, bizim müşterimiz bizi zaten tanıyor.” Mevcut müşteri için bu doğru olabilir. Ama yeni müşteri sizi tanımıyor ve onu size getirecek yollardan biri artık bu listeler.
Üstelik küçük ve orta ölçekli üreticinin burada bir avantajı var. Büyük firmaların sitesi çoğu zaman genel kurumsal cümlelerle dolu; “çözüm ortağınız”, “global oyuncu” gibi. Asistan bu metinlerden de somut bir şey çıkaramıyor. Siz tek bir ürün grubunda uzmansanız, bunu açıkça ve rakamlarla yazdığınızda, belirli şartlarla soru soran alıcının karşısına çıkma ihtimaliniz büyük bir firmadan daha yüksek olabiliyor.
Örneğin “paslanmaz çelik, gıda sınıfı, 50 litrelik karıştırıcı tankı üreten firmalar” diye soran birine asistanın verebileceği en iyi cevap, tam olarak bunu yapan ve bunu sitesinde net yazan firma. Sorunun şartları ne kadar özelse, net yazılmış bilginin değeri o kadar artıyor. Bu yüzden genel bir “ürünlerimiz” sayfası yerine, her ürün grubu için ölçüleri, malzemeyi ve kullanım alanını anlatan ayrı sayfalar daha çok işe yarıyor.
Bu hafta yapabileceğiniz 5 adım
- Kendi ürün grubunuzu ChatGPT ve Gemini’ye bir satın almacı gibi, şartlarıyla birlikte sorun. Adınız çıkıyor mu, çıkmıyorsa kimler çıkıyor, not edin.
- Sitenizdeki “kaliteli”, “öncü”, “lider” gibi kelimeleri ölçülebilir bilgiyle değiştirin: kapasite, tolerans, malzeme, belge.
- Teknik ölçü tablolarını ve tezgâh listenizi yalnızca PDF’te bırakmayın; ilgili sayfalarda düz metin ya da tablo olarak da yazın.
- Üye olduğunuz oda, dernek ve birliklerdeki profilleri açın, bilgileri sitenizle birebir aynı hâle getirin.
- Teklif aşamasında size en çok sorulan teknik soruları toplayın ve sitede kısa, net cevaplarla yayımlayın.
Yapay zekâ asistanlarının cevapları her soruda, her kullanıcıda değişebilir. Bu listelerde garanti yer vaat eden birine temkinli yaklaşın; bunun bir reklam alanı ya da kısa yolu yok. Yapılabilecek şey, internete firmanızla ilgili tutarlı, okunabilir ve doğrulanabilir bilgi bırakmak. Gerisi, alıcının şartlarıyla sizin bilgilerinizin ne kadar örtüştüğüne bağlı.
Sık sorulan sorular
Yapay zekâ tedarikçi önerirken neye bakıyor?
Alıcının yazdığı şartlarla sizin hakkınızdaki bilgilerin örtüşüp örtüşmediğine bakıyor. Kapasite, sertifikalar, malzeme ve sektör bilgisi sitede açıkça yazıyorsa ve başka kaynaklarda da aynı şekilde geçiyorsa, önerilme ihtimaliniz artıyor.
B2B firması ChatGPT’de nasıl çıkar?
Ne ürettiğinizi, hangi standartlara uyduğunuzu ve ne kadar üretebildiğinizi sitenizde sayılarla anlatarak başlayın. Ardından oda, dernek ve sektör platformlarındaki bilgilerinizi sitenizle uyumlu hâle getirin. Hızlı bir yolu yok ama doğru bilgi zamanla karşılığını veriyor.
Eski görünümlü bir site yapay zekâda dezavantaj mı?
Tasarımın eski olması tek başına sorun değil. Asıl mesele içerik: bilgiler güncel mi, üretim kapasiteniz doğru kelimelerle anlatılıyor mu, metin olarak okunabiliyor mu? Yeni ama içi boş bir site, eski ama dolu bir siteden daha zayıf kalabiliyor.
Ürün kataloğunu PDF olarak yüklemek yeterli mi?
Tek başına yetmeyebilir. PDF’lerin içi her zaman düzgün okunmuyor. Ölçü tablolarını, tezgâh listesini ve kapasite bilgisini ilgili sayfalarda düz metin olarak da yayımlamak daha sağlam bir yol.
Yeni bir tezgâh alırken nasıl hesap yapıyorsanız, firmanızın bilgisini internete taşırken de aynı titizlik gerekiyor. Kendi firmanızın bu listelerde nasıl göründüğünü merak ediyorsanız ücretsiz GEO kontrolü formunu doldurabilirsiniz. Asistanların rakipleri neden öne çıkardığını bu yazıda, B2B markalarla nasıl çalıştığımı da B2B sayfasında anlattım.
Kaynaklar
- GenAI Overtakes Search for a Quarter of B2B BuyersResponsive, 2025
- Generative AI overtakes traditional search in B2B vendor discoveryDigital Commerce 360, 2025



