Masanızda üç farklı SEO ve GEO teklifi var ve fiyatlar birbirinden çok farklıysa, kafanızın karışması normal. Farkı anlamanın yolu fiyata değil teklifin içine bakmaktan geçiyor: mevcut durumunuzu ne kadar anlamışlar, ne yapacaklarını ne kadar açık yazmışlar ve başarıyı satışlarınıza nasıl bağlıyorlar. Ucuz teklif çoğu zaman standart bir paket; pahalı teklifin de gerçekten dolu olup olmadığına sizin bakmanız gerekiyor.
Kısaca
- Fiyat farkı çoğu zaman size ayrılacak zamandan, işi yapacak kişinin tecrübesinden ve stratejinin size ne kadar özel olduğundan geliyor.
- İyi bir teklif, yapılacak işlerin listesinden önce markanızın bugünkü durumunu ortaya koyar.
- Kimse Google’da birinci sırayı garanti edemez; bunu vaat eden teklif elenmeli.
- Ayda kaç yazı yazılacağı değil, o yazıların talep getirip getirmeyeceği önemli.
- Ölçüm planı olmayan bir teklifte, sonunda neyin işe yaradığını göremezsiniz.
Teklifler arasındaki fiyat farkı nereden geliyor?
Çoğunlukla işe ayrılan zaman ve emekten. Satın aldığınız şey bir yazılım lisansı değil, tecrübeli insanların zamanı. Ucuz teklifler genellikle her müşteriye benzer şekilde uygulanan standart işlerden oluşur: “aylık 10 anahtar kelime, 5 blog yazısı, bağlantı çalışması” gibi. Sektörünüze, kârlı ürünlerinize ya da müşterilerinizin şikâyetlerine özel bir bakış yoktur.
Fiyatın yükseldiği tekliflerde, iyi hazırlanmışsa, size özel bir çalışma satın alırsınız. İşe başlamadan önce sitenizin teknik durumu, ürünlerinizin nasıl arandığı, rakiplerinizin neden öne çıktığı ve yapay zekâ asistanlarının sizi nasıl anlattığı incelenir. Bu inceleme zaman ve tecrübe ister.
Bir de şu var: düşük fiyatla çalışan bir yapı, kârlı olabilmek için çok sayıda müşteriyle çalışmak zorunda. Bu durumda hesabınıza bakan kişinin size ayırabildiği süre de kısalıyor. Fiyat farkının önemli bir kısmı aslında işinize ayrılacak dikkatin farkı.
İyi bir teklifte neler olmalı?
Önce sizi ve pazarınızı doğru anlatan bir başlangıç değerlendirmesi. Teklifi okurken “bu ekip bizim işimizi anlamış mı?” sorusunun cevabını bu bölümde görürsünüz. Rakibinizin aramalarda neden önünüzde olduğu, yapay zekâ cevaplarında nasıl anıldığınız gibi tespitler somut olarak yazılmalı. Başlangıç noktası belli olmayan bir işin ilerleyip ilerlemediğini ölçemezsiniz.
İkincisi, açık yazılmış iş kalemleri. “Site içi SEO yapılacak” gibi kapalı bir cümle yerine, hangi sayfalarda ne değişeceği, hangi teknik sorunların çözüleceği, ilk aylarda neye öncelik verileceği yazılmalı. Sizin ekibinizden ne beklendiği de teklifte olmalı.
Üçüncüsü, ölçüm ve raporlama planı. Teklif sadece ziyaretçi sayısını değil, gelen ziyaretçilerin kaçının form doldurduğunu, aradığını ya da satın aldığını nasıl ölçeceğini anlatmalı. Semrush’ın SEO yatırım getirisi rehberinde de vurgulandığı gibi, SEO’nun getirisi ancak satışlar ya da taleplerin değeri izlenip harcamayla karşılaştırıldığında görülebiliyor.

Hangi işaretlere dikkat etmelisiniz?
İlki, sıralama garantisi. Google’ın “SEO uzmanına ihtiyacınız var mı?” rehberinde açıkça yazıyor: kimse Google’da birinci sırayı garanti edemez; size birinci sıra garantisi veren biri olursa başkasını bulmanız öneriliyor. Kesin süre ve kesin sıra vaat eden teklif, dürüst bir teklif değildir.
İkincisi, kelime sayısıyla satılan içerik paketleri. “Ayda 10 adet 300 kelimelik yazı” gibi kotalar, içeriğin işe yarayıp yaramadığını değil üretim miktarını ölçer. Bir konunun müşteriyi ikna etmesi ya da bir yapay zekâ asistanı tarafından kaynak gösterilmesi için o konunun gerçekten iyi anlatılması gerekir. Çalıştığım markalarda sık gördüğüm şey, iyi hazırlanmış birkaç sayfanın, aceleyle yazılmış onlarca kısa yazıdan daha çok iş getirmesi.
Üçüncüsü, “gizli teknikler”, “özel yöntemler” gibi ifadeler. SEO’nun kuralları açık. Ne yapacağını anlatamayan ya da “biz arka planda hallediyoruz” diyerek soruları geçiştiren bir yapı, markanızı riske atacak eski yöntemler kullanıyor olabilir.
Teklif görüşmesinde hangi soruları sormalısınız?
İşin tekniğinden çok yönetimini soran sorular. Amaç, karşı tarafın sorunlara nasıl yaklaştığını, ne kadar açık olduğunu ve sizin ticari hedeflerinizi ne kadar ciddiye aldığını görmek.
| Sorulacak soru | Güven veren cevap | Dikkat edilmesi gereken cevap |
|---|---|---|
| Hedeflediğimiz sıralamalara ne zaman ulaşacağız? | “Garanti veremeyiz. Rekabete göre ilk etkileri ne zaman görmeyi beklediğimizi ve bunu nasıl ölçeceğimizi anlatabiliriz.” | “Üç ay içinde bu kelimelerde kesin ilk sayfadasınız.” |
| Yapay zekâ asistanlarında markamızın durumunu nasıl iyileştireceksiniz? | “Önce bugünkü durumu ölçeceğiz; sonra sitenizi netleştirip dış kaynaklarda doğru anılmanız için çalışacağız.” | “O ayrı bir konu, Google’da yükselince o da kendiliğinden gelir.” |
| Başarıyı trafik dışında neyle göstereceksiniz? | “Organik aramadan gelen form, telefon ve satışları ayrı ayrı raporlayacağız.” | “Trafik arttıkça başarı artar, satış sizin işiniz.” |
| Bizden ne bekliyorsunuz? | “Teknik düzeltmeler için yazılım ekibinizden, içerikler için ürünü bilen kişilerden destek bekliyoruz.” | “Hiçbir şeye karışmanıza gerek yok, her şeyi biz hallederiz.” |
İyi ekipler zorlukları baştan söyler ve sizden de bir emek bekler. Süreci tamamen zahmetsiz bir şey gibi anlatan teklifler, aylar sonra hayal kırıklığıyla bitebiliyor.
Hesabınızda kimin çalışacağını bilmek neden önemli?
Çünkü satış toplantısında karşınızda oturan kişi, işi yapacak kişi olmayabilir. Sunumu tecrübeli bir yönetici yapar, sözleşmeden sonra iş tecrübesi az birine devredilir. Bu, aldığınız hizmetin kalitesini doğrudan etkiler.
Teklif aşamasında “bu projede fiilen kim çalışacak, tecrübesi ne?” diye sormak en doğal hakkınız. Mümkünse o kişiyle kısa bir görüşme yapın; şirketinizi ve sektörünüzü anlayıp anlamadığını kendiniz görün.
Üç teklifi değerlendirirken aradığınız şey en ucuz teklif değil, işinize en uygun olanı. SEO ve GEO, arama motorlarını kandırma işi değil; sitenizi ve markanızın internetteki varlığını müşterilerin gerçek ihtiyaçlarına göre düzenleme işi. Bu işi teslim edeceğiniz kişiyi seçerken, yeni bir yönetici işe alıyormuş gibi dikkatli davranmak gerekiyor.
Teklifleri yan yana koymak için basit bir tablo
Üç teklifi aynı ölçüyle okumanın en kolay yolu, her birini aynı sorulara göre puanlamak. Aşağıdaki tabloyu kendi ekibinizle doldurabilirsiniz; her satıra 1 ile 3 arasında puan vermek yeterli.
| Kriter | Teklif A | Teklif B | Teklif C |
|---|---|---|---|
| Bugünkü durumumuzu doğru anlatmış mı? | |||
| İş kalemleri açık ve anlaşılır mı? | |||
| Başarı satış ve taleple ölçülüyor mu? | |||
| Yapay zekâ cevaplarındaki görünürlük ele alınmış mı? | |||
| İşi kimin yapacağı belli mi? | |||
| Garanti ya da abartılı vaat var mı? (varsa puan düşür) |
Puanlar eşit çıkarsa fiyat karar verdirebilir. Ama genellikle bu tablo, fiyat farkının nereden geldiğini kendiliğinden gösterir.
Sık sorulan sorular
Neden aynı iş kalemleri farklı fiyatlarla sunuluyor?
Kalemlerin adı aynı olsa da içerikleri farklı. “Rakip analizi” bir teklifte otomatik bir araçtan alınmış birkaç sayfalık çıktı olabilir, başka birinde rakiplerin neden öne çıktığını ve bunun size ne anlattığını ortaya koyan ciddi bir çalışma. Teklifi okurken her kalemin altında gerçekte ne yapılacağını sorun.
Yapay zekâ görünürlüğü (GEO) ayrı bir teklif mi olmalı?
Ayrı bir kalem olarak yazılabilir ama SEO’dan kopuk yürümemeli. Yapay zekâ asistanları da düzenli, net ve tutarlı içeriği olan sitelerden besleniyor. İyi bir teklif, ikisini aynı planın parçaları olarak ele alır ve yapay zekâ tarafını ayrıca ölçer.
Uluslararası bir ajans yerel bir ekipten daha mı iyi?
Hedeflerinize bağlı. Yurt dışı pazarlara açılıyorsanız o pazarlarda tecrübesi olan bir ekip değerli olabilir. Türkiye’de satış yapıyorsanız, Türkçe aramaları, yerel müşteri davranışını ve pazarın dinamiklerini bilen bir ekip genellikle daha hızlı ve isabetli çalışır.
Ajans değiştirmek mevcut trafiğe zarar verir mi?
Değişikliğin kendisi zarar vermez; yeni ekibin işe yarayan şeyleri bozması zarar verir. Yeni bir ekiple başlarken ilk iş, trafik ve talep getiren sayfaların tespit edilip korunması olmalı. Değişiklikler bu sağlam zeminin üzerine yapılmalı.
Bir SEO sözleşmesi en az ne kadar sürmeli?
SEO sonuçları zaman içinde birikir. Semrush’ın aktardığına göre, Google’ın eski bir çalışanının da belirttiği gibi, iyileştirmelerin fayda göstermesi çoğu zaman dört ay ile bir yıl arasında sürüyor. Bu yüzden çok kısa süreli anlaşmalardan kalıcı bir sonuç beklemek gerçekçi değil.
Elinizdeki teklifleri tarafsız bir gözle birlikte okumak isterseniz iletişim sayfasından yazabilirsiniz. Karar vermeden önce raporlarda nelere bakılacağını bu yazıda, yapay zekâ tarafında markanızın durumunu nasıl kontrol edeceğinizi de şu yazıda anlattım.
Kaynaklar
- Do you need an SEO?Google Search Central, Güncel
- The ROI of SEO: How to Measure SEO ROISemrush, 2024



